Microbiology Laboratory Turkey

Mikrobiyoloji Ile Ilgili Tüm Konuların Kısa ve Öz Anlatımları. Microbiology Lab Information.

Bu Blogda Ara(SEARCH)

MicroLab

enfeksiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
enfeksiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2019 Perşembe

Şubat 21, 2019

Vibrio cholerae | Kolera Hastalığı | Mikrobiyolojik Özellikleri

Vibrio cholerae

Morfolojisi
Vibrio cholerae sporsuz, kapsülsüz, bir ucunda bulunan peritriş kirpikle oldukça hareketli, kıvrık, virgül şeklinde, gram negatif (-) basildir. Asılı damla veya lam-lamel arası metodda ve özellikle karanlık saha mikroskobunda, vibrionların  zik zaklar çizerek çok hızlı hareket ettikleri, bazen bulundukları yerde döndükleri bazen de ikişerli üçerli kümeler yaparak birleştikleri ve sonra yeniden hareket ettikleri görülür. Bu harekete, sinek uçuşması hareketi denir. 

  



Üreme Özellikleri
Vibrio cholerae, aerob veya fakültatif anaerob basildir; oksijenli ortamı sever, optimal üreme ısısı 37oC'dir. Optimal pH 7.4-9.6'dır. Alkali ortamı sevmesi ayırt edici özelliktir. Aside, kuruluğa, ısıya, dezenfektanlara, kemoterapotiklerin çoğuna duyarlıdır. Normal mide asitinde inaktive olur. Alkali peptonlu suda (APS) 4-8 saatte çabuk ve bol ürer. Ürerken yüzeyde giderek kalınlaşan bir zar oluşturmaları da ayrıca özellikleridir. Vibrio cholerae, enterik bakterilerin selektif besiyerlerinde üremez. Kendine özgü besiyerleri vardır. Alkış besiyeri, mansur besiyeri, özsan besiyeri, TCBS (Thiosulphat, Sitrat, Bile Solt, Sucrose) besiyeri bunlardan bazılarıdır. Alkali jelozda yuvarlak, grimsi mavi renkte S tipi koloni yapar, jelatine batırma kültüründe 22 oC'de 3-5 günde besiyerini huni şeklinde eritir. Mansur besiyerinde potasyum tellürit, safra tuzları ve jelatin bulunur. Burada jelatin eriterek etrafı şeffaf, potasyum tellürite etki ederek ortası siyah koloniler oluşturur. TCBS besiyerinde sakarozu etkileyerek yeşil renkli besiyeri sahasında sarı-mat koloniler yapar. Kanlı jelozda hemoliz yapar. H2S ve üreaz oluşturmaz. Oksidaz ve indol (+), Voges – Proskauer (-)'dir. 



Antijenik Özellikleri 
Vibrio cholerae'nın O ve H antijenleri vardır. O antijenleri vibriobiotipleri arasında farklılık gösterir. Gruplandırma ve tiplendirme bu antijenlerle sağlanır. 

O1 grubu, A, B ve C faktörlerinden oluşur. A ortak olmak üzere 3 serotipi vardır. Bunlar: Ogawa (AB) – Inaba (AC) – Hikojima (ABC)'dır. 

H antijeni, türe özel olmayıp tüm vibriolar'da ortaktır. Bunlara karşı oluşan H antikorlarının koruyucu etkisi yoktur. 



Yaptığı Hastalıklar       
Kolera hastalığını yapar. 


Laboratuvar Teşhisi
➤İnceleme örnekleri: Çok sulu, pirinç suyu görünümünde, balık kokulu gaita, rektal sürüntü ve nadiren kusmuk.  
➦Teşhis yöntemleri 
  • Mikrobiyolojik örneğin direkt mikroskobik incelemesi; erken teşhis için gaitadan direkt veya 4-6 saat sonra APS'de (Alkali Peptonlu Besiyeri) üretilmiş ve yüzeysel kısımdan alınan bir damla örnek lam üzerine konur. Direkt olarak vibrioların sinek uçuşması hareketi incelenir. Aynı inceleme karanlık alan veya faz kontrast mikroskobunda yapıldığında daha da iyi sonuç verir. Bu yöntem, hastalığın başlagıcında, salgın zamanlarında tanıya götüren en hızlı yoldur. 
  • İlk olguların tanısı için kesin olarak kültür ve biyokimyasal testlerle idendifikasyon yapılmalıdır.  
  • Gram veya sulu fuksinle boyanmış preparatın mikroskobik incelemesi; inceleme örneğinde vibrioların bol olması halinde görünümlerine bakılarak karar verilir.  



  • Kültür; gaita ya da rektal sürüntü yoluyla alınan örnekten; Kolera vibrionunu üretmek, izole etmek ve her ihtimale karşı aynı tabloyu oluşturabilecek Salmonella, Shigella vb. bağırsak bakterilerini araştırmak amacıyla aşağıdaki ekimler yapılır. 


APS ve selenit-F besiyerine ikili ekim yapılır. Bu ekimler etüvde 3-4 saat kadar bekletilir. 
APS besiyerinin yüzeyinden alınan kültür örneği Alkış, Mansur, Aranson ve TCBS besiyerlerinden birine ekilir. Selenit-F besiyerinden de EMB veya Endo agar besiyeri ile birlikte SS besiyerine ekim yapılır. 


Katı besiyerinde üreyen şüpheli koloniler, yatık jeloza ekilerek saf kültür elde edilir.
  • Biyokimyasal testler; yatık jelozden elde edilen saf kültürden biyokimyasal testler yapılır. Hazır olarak elde bulunan inaga ve ogawaanti serumları ile lam aglütinasyonu yapılır ve bir dakika sonra makroskobik olarak sonuç okunur.
  • Serolojik testler; koleraya ait antikorlar ancak ikinci haftadan sonra ölçülebilir seviyeye gelir. Bu nedenle aglütinasyonla sadece geçirilmiş bir hastalığın teşhisi mümkündür. Nekahat dönemi veya portörlerin araştırılmasında kullanılır. 

21 Ocak 2019 Pazartesi

Ocak 21, 2019

SEDİMANTASYON (ESR) Nedir?

SEDİMANTASYON (ESR)
SEDİMANTASYON HIZI

Sedim;ESR; Sed Rate; 

Eritrosit Sedimantasyon Hızı: 
Kan hücreleri olan eritrositlerin bir tüp içinde çökme hızlarıdır. Çok eski bir testtir ve kabaca kanda iltihabi reaksiyon varlığını gösterir. Kan alındıktan sonra bir tüp içine konur ve baş aşağı tutularak yarım saatte ve bir saatteki çökme hızları mm cinsinden yazılır. Sedimantasyonun pozitif olması spesifik bir hastalığı göstermez, birçok hastalıkta yükselebilir. laboratuvarda sedimantasyon testi Westergren metodu denen yöntemle bakılır. 

Sedimantasyon Hızı Ne İçin Bakılır? 
Kabaca vücuttaki enfeksiyonun varlığını gösteren bir testtir. Ateşli hastalıklar ve romatizmal hastalıkların araştırılması sırasında istenir. Romatizmal hastalıkların, otoimmün hastalıkların ve kronik enfeksiyonların alevlenme dönemlerinde ve bazı kanser hastalıklarında sedimantasyon artar. Hastalıkların tedaviye verdikleri cevabın izlenmesinde de sedimantasyona bakılır. Tedaviden fayda görüyor ise sedimantasyon düşmeye başlar. 

Sedimantasyon Aşağıdaki Hastalıkların Takibi Sırasında Kullanılır: 
  1. Otoimmün hastalıklar, 
  2. Artrit ve romatizmal hastalıklar, 
  3. Kronik enfeksiyon hastalıkları, 

  • Tüberküloz, 
  • Brusella.


Sedimantasyonun Normal Değeri Nedir? 
  • 50 yaş altı erkekler için saatte 15 mm altı, 
  • 50 yaş üstü erkekler için saatte 20 mm altı, 
  • 50 yaş altı kadınlar için saatte 20 mm altı, 
  • 50 yaş üstü kadınlar için saatte 30 mm altı normal kabul edilir. 
  • Çocuklar için 
  • Yeni doğan 0 ila 2 mm / saatte 
  • Süt çocukluğu – püberte döneminde 3 – 13 mm/ saatte normal sayılır. 

Yüksek Sedimantasyon Ne Anlama Gelir? 
Her ne kadar bazı hastalıklarda sedimantasyon yüksekliği teşhise yardım etse de tek başına sedimantasyon yüksekliği bir hastalığa işaret etmez. Sedimantasyon dışında diğer testlerin de yapılması gereklidir.

Sedimantasyon Değerini Yükselten Hastalıklar: 
  • Anemi, 
  • Lenfoma, multipl myeloma gibi bazı kanser hastalıkları, 
  • Böbrek hastalıkları, 
  • Gebelik, 
  • Tiroit hastalıklar. 


İmmün sistemin kendi vücuduna zarar verdiği hastalıklarda sedimantasyon çok artar bu hastalıklara otoimmün hastalıklar diyoruz:
  • Sistemik lupus eritematozus, 
  • Romatoid artrit.

Çok Yüksek Sedimantasyon En Sık Şu Hastalıklarda Görülür: 
  • Alerjik vaskülit, 
  • Dev hücreli artrit, 
  • Hiperfibrinojenemi, 
  • Makroglobülinemi, 
  • Nekrotizan vaskülit, 
  • Polimyalgia romatica. 


Enfeksiyon Hastalıkları Sedimantasyonu Arttıran Diğer Bir Sebeptir: 
  • Sistemik enfeksiyon hastalıkları, 
  • Kemik enfeksiyonları, osteomyelit, 
  • Kalp kapağı enfeksiyonları, endokarditler, 
  • Romatizmal ateş, 
  • Ciddi cilt enfeksiyonları, erizipel, 
  • Tüberküloz, 
  • Brusella.


Sedimantasyonu Düşüren Sebepler: 
  • Konjestif kalp yetmezliği, 
  • Hiperviskozite hastalığı, 
  • Hipofibrinojenemi, 
  • Düşük plazma proteinleri (böbrek hastalıklarında görülür), 
  • Polisitemi, 
  • Orak hücreli anemi de sedimantasyon hızı düşer. 



13 Aralık 2018 Perşembe

Aralık 13, 2018

Gaitada Gizli Kan

GAİTADA GİZLİ KAN ARAŞTIRMASI

Diğer Adı ve Kısaltmalar: 
Gaitada Gizli Kan, GGT, OBT (Eng.) 
Kullanım Amacı: 
Gastrointestinal sistemin herhangi bir noktasından kaynaklanan kanama olup olmadığının belirlenmesini sağlar. En çok kansızlık sebebinin araştırılması sırasında veya kalın bağırsak kanseri taraması amacıyla kullanılır.


Genel Bilgiler:
➤Hastanın gözle yaptığı kontrolde belirleyemediği, ancak kimyasal değerlendirme ile tespit edilebilen kanamaya “gizli kanama” adı verilir. Sağlıklı bir yetişkinde günlük olarak dışkı ile kaybedilen kan miktarı 0,5– 1,0 mL kadardır. Dışkıyla günde 2 mL’den fazla kan kaybedilmesi patolojik bir durum olarak kabul edilir. Gastrointestinal sistem kanamalarının çıplak gözle görünüp görünmemesi, kanamanın miktarına ve kaynaklandığı noktaya bağlıdır. Mide kaynaklı bir kanama günlük 200 mL’den, çekum kaynaklı bir kanama günlük 150 mL’den daha yüksek miktarda olduğunda gözle görünür hale geldiği halde, rektosigmoid bölgeden kaynaklanan kanamaların gözle görünür hale gelmesi için günlük kanama miktarının 5-30 mL arasında olması yeterli olabilir. Anüs çevresinde meydana gelen bir kanama ise günlük 1 mL’den az olsa bile gözle görülebilir. Günlük 100 mL’yi aşan üst gastrointestinal sistem kaynaklı kanamalar, çoğu zaman gaitanın renginin koyulaşmasına yol açar. Kaybedilen miktarın fazla olması durumunda gaita siyah, zifte benzer bir görünüm kazanabilir. Alt gastrointestinal sistem kaynaklı kanamalarda ise dışkının rengi kanamanın anüse yakınlığına ve miktarına bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte, miktarının fazla olması halinde kan çoğu zaman kırmızı rengini muhafaza eder. 


➤Guaiac, ortotoluidin, ortodinisidine ve benzidin gibi indikatörleri kullanan kimyasal metotlarla ve immunokimyasal metotlarla yapılan taramalarda 10 mL’den çok daha düşük miktarlardaki kanamaların tespit edilebilmesi mümkündür. Gaitada gizli kan araştırması amacıyla geçmişte çok çeşitli metodular kullanılmış olmakla birlikte günümüzde en yaygın olarak guaiac metodu ve immunokimyasal metot kullanılmaktadır. 


Guaiac Metodu, çeşitli modifikasyonlarla yeterli seviyede sensitif bir test haline getirilmiş olsa da, hem grubunun peroksidaz benzeri aktivitesini (psödoperoksidaz) belirlemeye dayalı bir test olduğundan spesifitesi düşüktür. Bu yöntem, intakt hemoglobine ve aynı zamanda serbest hale gelmiş hem grubuna duyarlı olmanın yanı sıra, peroksidaz aktivitesine sahip bütün moleküllerden ve yiyeceklerden de etkilenir. Bu nedenle testin uygulanmasından önceki birkaç gün boyunca kırmızı et, turp, şalgam, lahana, karnabahar, brokoli, elma, muz ve kantalup gibi peroksidaz özelliği olabilen ve bu nedenle de test sonucunun yalancı pozitif olmasına sebep olabilecek gıdalardan sakınılması gerekir. Demir tedavisi uygulanmakta olan hastalarda da test sonucu yalancı pozitif bulunur. Buna karşılık bol narenciye tüketimi ve C vitamini alınması test sonucunun yalancı negatif bulunmasına sebep olabilir.

➤İmmunokimyasal metotlar ise hem grubuna değil, globin zincirinin antijenik özelliğine duyarlıdır. Bu niteliği nedeniyle alt gastrointestinal sistem kanamalarının belirlenmesi açısından yüksek spesifiteye sahip olmanın yanı sıra aynı zamanda yüksek sensitiviteye de sahiptir. Buna karşılık üst gastrointestinal sistem kanamalarında, gastrointestinal kanal boyunca hareketi sırasında sindirim enzimlerinin ve diğer kimyasal faktörlerin etkisine maruz kalan globin zincirlerinin antijenik özelliklerini kaybetmesi mümkündür. Bu sebeple alt gastrointestinal sistem kaynaklı kanamaların sensitif ve spesifik olarak belirlenmesini sağlayan bu metodun sensitivitesi, üst gastrointestinal sistem kaynaklı kanamalar için aynı derecede yüksek olmayabilir. İmmunokimyasal metotların test öncesinde özel bir diyet uygulaması gerektirmemesi, kolorektal kanserlerin erken teşhisini hedefleyen tarama çalışmaları açısından üstünlük sağlar. 

➤Kolorektal kanserlerin, her iki cinsiyet grubunda da yaşam kaybına sebep olan kanser türleri arasında 3. sırada olması, bu grup kanserlerin erken teşhisine yönelik araştırmaların önemini artırmaktadır. Sensitivite ve spesifitesi nispeten düşük olsa da kolorektal kanserlerin taraması amacıyla, 50 yaşından sonra yılda en az bir kere uygulanması tavsiye edilmektedir. Ailevi yatkınlığı olanların bu testi daha erken yaşlarda yaptırmaya başlamaları önerilmektedir. Kolorektal kanserlerin taranması amacıyla yapılan taramalarda, testin üç ayrı zamanda alınan gaita örnekleri kullanılarak tekrarlanmasının testin duyarlılığını artıracağı bildirilmektedir.

Test Sonucunun Yorumu: 
➤Test sonucunun pozitif bulunması gastrointestinal sistemin herhangi bir noktasında kanama olduğunu gösterir. Ancak sonucun yorumlanması sırasında kullanılan metodun da dikkate alınması gerekir. Kimyasal metotlar gastrointestinal sistemin tamamından kaynaklanan kanamalar için hassas olduğu halde, immunokimyasal yöntemlerin sensitivitesi alt gastrointestinal sistem kanamaları için yüksektir. Kullanılan metodun sensitif olması kadar spesifik olması da büyük önem taşır. Çünkü “pozitif” test sonucu karşısında, kanamanın kaynağının belirlenmesi amacıyla, endoskopik ve gerekirse radyolojik yöntemler kullanılarak gastrointestinal sistemin taranması amacıyla, zaman ve harcama gerektiren araştırmalara yönelinmesi gerekecektir. 


➤İngiltere’de yaşı 50–69 arasında değişen 271,646 sağlıklı kişinin katıldığı bir kolorektal kanser taramasında, gaitada gizli kan testi sonucunun pozitif bulunma sıklığının %1,9 olduğu, kolonoskopi uygulamasını kabul eden kişilerin %38 kadarında polip, %13 kadarında ise kolon kanseri tespit edildiği, testin pozitif prediktif değerinin kanser için %10,9, adenom için ise %35 olduğu belirlenmiştir.

Numune: 
Gaita örneği, temiz, ağzı kapaklı kap içinde getirilmelidir. Test kolon kanseri taraması amacıyla kullanılıyorsa, hastalar testin uygulanmasından önceki 3 gün boyunca, liften zengin bir gıda rejimi uygulamalıdır. Bol sebze, meyve ve salata, kuruyemiş yenmesi, mevcut olması halinde kanseröz dokulardan kanama olmasını kolaylaştıracak ve dolayısıyla teşhise yardımcı olacaktır. Kimyasal metotlar kullanılacaksa, test öncesi 3 gün içinde et ve et ürünü yenmemiş olmalı, turp, şalgam, lahana, karnabahar, brokoli, elma, muz ve kantalup gibi peroksidaz özelliği olabilen gıdaları içermeyen bir diyet uygulanmalıdır. Ağızdan C vitamini alınması kimyasal reaksiyonları baskılayıcı bir etki meydana getirebildiğinden, test öncesi üç gün boyunca C vitamini alınmamış olmalıdır. İmmunokimyasal yöntemler kullanılıyorsa, bu kısıtlamalara gerek yoktur. 
  • Kadınlarda menstruasyon döneminde kontaminasyon olasılığına izin vermemek için mümkünse testin uygulanmasını geciktirmekte yarar vardır. Aynı şekilde, ishali olan hastaların da test için örnek almayı ishalin ortadan kalkmasından ve bağırsak hareketlerinin normale dönmesinden sonraki döneme ertelemeleri önerilir. 
  • Eğer test, gaitadaki renk değişikliğinin kanama ile ilişkili olup olmadığını değerlendirmek için yapılıyorsa, yukarıdaki kısıtlamalara uyulması gerekli değildir.

Çalışma Yöntemi: Guaiac reaksiyonu, immunokimyasal metot. 
Referans Değer: Negatif


INSTAGRAM


12 Aralık 2018 Çarşamba

Aralık 12, 2018

CRP Testi

CRP Testi


Pnömokoklarda, kapsül antijen maddesinden başka somatik antijenler de vardır. Somatik bölümde iki antijen maddesi bulunur. Bunlardan birisi, protein yapısında bir madde olup M protein diye isimlendirilir. Somatik bölümdeki ikinci madde ise karbonhidrat yapısında olup C diye adlandırılır. Bu madde, bütün pnömokok tiplerinde ortaktır. Organizmada bu C maddesine karşı onunla birleştiğinde presipitasyona yol açan C reaktive protein (CRP) adında bir karşı madde oluşur. 



Pnömokoklar, tipe özel olmayan somatik C polisakkaritleri ile presipitasyon verdiğinden bu proteine, C reaktive protein (CRP) denir. Normal (sağlıklı) insanların kanında düşük yoğunlukta bulunan bir globulindir. Saflaştırılmış C reaktive protein, tavşanlara şırınga edildiğinde bir bağışık serum elde edilir. CRPA denen bu bağışık serumla insan serumundaki CRP, presipitasyon deneyi ile ortaya çıkarılır.


Serumda anlamlı miktarda CRP‟nin bulunması akut yangılı hastalıklar, miyokard enfarktüsü, malign tümörlerde ve doku incinmesinin oluştuğu diğer olgularda ortaya çıkan nonspesifik bir bulgudur. Bilindiği gibi aynı patolojik olaylara bağlı olarak eritrositlerin çökme hızı da çoğalır ya da azalır. Ancak CRP, bu olaylarda daha erken ortaya çıkar ve iyileşmelerde daha erken normale döner. 


Özellikle romatizmal ateş ve romatoid artritin akut fazında CRP‟nin araştırılmasının önemli tanı değeri vardır. Başta enfeksiyöz hepatit olmak üzere; birçok virüs infeksiyonlarında, pnomokok pnömonisinde, aktif tüberkülozda, karaciğer sirozunun akut devresinde, anjin, kızıl, suçiçeği ve kabakulakta ekseriya CRP bulunur. 


INSTAGRAM