Microbiology Laboratory Turkey

Mikrobiyoloji Ile Ilgili Tüm Konuların Kısa ve Öz Anlatımları. Microbiology Lab Information.

Bu Blogda Ara(SEARCH)

MicroLab

emb agar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
emb agar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2019 Çarşamba

Ocak 02, 2019

BESİYERİ HAZIRLAMA

BESİYERİ HAZIRLAMA


Besiyeri Hazırlık Aşamaları

Piyasada farklı amaçlar için kullanılan yüzlerce besiyeri çeşidi vardır. Aynı amaç için kullanılan farklı besiyeri çeşitleri de mevcuttur bu nedenle besiyerleri çok farklı şekillerde hazırlanabilir fakat temel basamaklar değişmemekte, basamaktaki yöntem, şekil, süre gibi unsurlar değişebilmektedir. 


Genel olarak besiyeri hazırlamada temel işlem basamakları; besiyeri hazırlama ön işlemleri (besiyeri seçimi, hacmi ve tartılacak dehidre besin maddesi miktarlarının hesaplanması gibi), tartım, çözündürme, berraklaştırma, pH ayarlama, sterilizasyon ve sterilizasyon sonrası işlemler şeklindedir.


Tartım
Tartımın yapılacağı terazinin duyarlılığı, besiyerinin hazırlanış şekli ile doğrudan ilgilidir. Günlük kullanım için genel olarak 0,1 gram duyarlılığındaki terazi yeterli olacaktır. Tartım için özel tartım kayıkçıkları ya da küçük beherler kullanılmalı, doğrudan erlen ya da balona tartımdan olabildiğince kaçınılmalıdır. Özellikle bileşimden hazırlamalarda tartım sırasında her madde için temiz spatül (kaşık) kullanılması, besiyeri ve/veya besiyeri bileşenlerinin kapakları açıldıktan sonra hata yapmamaya özen gösterilerek tartımın elden geldiğince çabuk bitirilmesi ve besiyeri kapağının sıkıca kapatılması gerekir.



Çözündürme
Besiyerine ilave edilecek su ayrı bir mezürde bulundurulmalıdır. Prensip olarak kullanılacak suyun hacmi ile mezurun hacmi birbirine yakın olmalıdır. Suyun yaklaşık 1/3'ü uygun bir kaba aktarılır ve bunun üzerine tartılmış dehidre besiyeri ilave edilir. Bu uygulama ile cam kabın tabanına dehidre besiyerinin yapışarak erimemesine bağlı sterilizasyon hatalarının önüne geçilir. Suyun geri kalan kısmı, cam kap boğazında ve iç çeperlerde kalabilen besiyeri parçacıkları yıkanarak kaba ilave edilir. Bazı besiyerleri soğuk suda kendi hâlinde 5-10 dakika bırakılıp elle hafifçe bir çalkalama sonunda tümüyle eriyebilir. Bazı besiyerleriyse sıvı formda olsalar bile eritilmeleri için mutlaka ısıtılması gerekir. Agarlı besiyerleri, hazırlandığı kapta otoklavlanacak olsa bile önce agarın erimesini sağlayacak şekilde ısıtılmalı, iyice karıştırılıp sonra otoklavlanmalıdır. Isıtma işleminde genellikle benmari, ısıtıcı tabla gibi cihazlardan yararlanılır. Isıtıcı tabla kullanılıyorsa manyetik karıştırıcılı olanlar tercih edilmelidir aksi hâlde sürekli elle karıştırılıp erlen dibinde kalabilecek erimemiş parçaların yapışmasına ve yanmasına engel olunmalıdır. Erlen, açık alevde ısıtılarak besiyeri eritme yoluna gidilmemelidir.



Berraklaştırma
Ürediklerinde bulanıklık oluşturan mikroorganizmaların tanımlanmalarında kullanılan ve doğal çökelti maddeleri içeren besiyerleri berraklaştırılır. Besiyeri, adi filtre kâğıdından veya pamuktan geçirilerek, santrifüjlenerek veya kapta bekletilerek kaba partiküllerin çöktürülmesi ile berraklaştırılabilir. Besiyerinde çökelmiş veya çözünmemiş parçacıklar mikroorganizma gelişmesinin değerlendirilmesinde yanıltıcı olabilir. 



pH Ayarlama
Besiyeri pH'ı denince sterilizasyon sonrası oda sıcaklığındaki (25 °C) pH değeri anlaşılır. Yöntemine uygun depolanmış ve raf ömrü bitmemiş ticari dehidre besiyerlerinde nötral su ve temiz cam malzeme kullanılması, besiyerinin doğru hazırlanması ve sterilizasyonun sulandırmadan sonra vakit geçirmeden yapılması ile besiyeri pH'ında bir sorun çıkmaz.
Besiyerinin pH’ı otoklavlanmadan önce ayarlanacaksa 0,2-0,4 kadar yüksek ayarlanmalıdır çünkü otoklavdan sonra besiyerinin pH’ı bir miktar düşebilir. Sterilizasyon sonrasında pH ayarlanması gerekliyse aseptik koşullarda alınacak belirli bir hacimdeki besiyerinde titrasyon ile pH ayarlaması yapılır, basit orantı ile asıl kaptaki besiyerine ilave edilecek asit ya da alkali miktarı hesaplanır.


 pH ayarlaması için pH metre veya pH indikatör kâğıdı da kullanılabilir. Bunun için ölçüm ve ayar yapılacak sınırları açıkça gösteren pH kâğıdı kullanılmalıdır. pH kâğıdı ile yapılan ölçümün çok duyarlı olmadığı, sadece fikir vereceği göz önünde tutulmalıdır.
Potato dextrose agar, BAT agar örneklerinde olduğu gibi besiyerinin çok asitli olması gerekliyse sterilizasyon sonrasında asit ilave edilir. Örneğin, potato dextrose agar otoklavlanıp 45 °C'ye soğutulduğunda üzerine filtre ile sterilize edilmiş %10 tartarik asit çözeltisinden 14 mƖ/Ɩ olacak şekilde ilave edilir, karıştırılır ve petri kutularına dökülür. Bu işlem ile pH 5,6' dan 3,5' e düşürülmüş olur. 



Sterilizasyon
Kullanıma hazır steril besiyerleri ve besiyeri katkıları dışında laboratuvarda hazırlanan tüm besiyerleri ve besiyeri katkı maddeleri sterilize edilmelidir. Sterilizasyonda amaç; dehidre besiyeri, besiyeri katkıları ve besiyeri hazırlanırken kullanılan araç gereç ve ortamdan bulaşabilecek tüm mikroorganizmaları yok etmektir. Böylece besiyerinde yalnızca örnekten veya ana kültürden gelen mikroorganizmaların gelişmesi sağlanır. 
Deney tüpünde besiyeri hazırlanacaksa pH ayarlaması yapıldıktan sonra deney tüplerine dağıtılarak tüplerin ağızları pamuklanır. Tüplerin pamuklanmasında yağlı pamuk (kalaycı pamuğu) kullanılmalıdır. Hidrofil pamuk besiyerinin ve havanın nemini çekerek küflerin üremesi için elverişli bir ortam sağlayacağı için kullanımı uygun değildir ayrıca absorban pamukların, bakterilerin üremesine engel olan bazı maddeler salgıladıkları da anlaşılmıştır. 


Tüplerin ağzındaki pamuk tıpalar ne fazla sıkı ne de gevşek olmalıdır. Tüp, pamuk tıpadan tutulduğundan rahatça havaya kaldırılabilmelidir. Pamuğun tüp içinde kalan kısmı 1,5-2 cm kadar, besiyerine olan uzaklığı da en az 1,5 cm olmalı, besiyeri ile temas etmemelidir.
 Besiyerlerinin sterilizasyonunda genel olarak otoklavda basınçlı buhar altında sterilizasyon yöntemi kullanılır. Bu yöntemle steril edilemeyen bazı besiyerlerindeyse kaynatma, çok nadiren tindalizasyon ve membran filtrasyon yöntemi uygulanmaktadır. Işınlama ise pratik olarak uygulanacak bir yöntem değildir, sadece özel amaçlı dehidre besiyeri üretiminde kullanılır. Besiyerleri ve çözeltiler gibi sıvıların kuru sıcakta sterilize edilmesi söz konusu değildir.

Petri kaplarında besiyeri hazırlanacaksa besiyerinin erlen veya balon içinde sterilize edilmesi gerekir. Petri kapları içinde sterilizasyon işlemi yapılmaz. Erlen veya balonun ağzı da pamuk tıpalarla kapatılır. Büyük pamuk tıpaların tülbente sarılıp üstten bağlanmaları veya aliminyum folyo ile kaplanmaları gerekir. Böylece pamuk liflerinin aralarındaki boşluklardan besiyerinin kontamine olması engellenebilir. Burgulu kapaklar ise besiyeri otoklava girmeden önce yarı açık bırakılmalı, otoklavdan çıkartıldıktan sonra tamamıyla kapatılmalıdır. 


 Besiyeri Hazırlarken Dikkat Edilecek Hususlar

Besiyeri hazırlarken aşağıda belirtilen hususlara dikkat etmek gerekir. 
  • Besiyerleri üretici firma tarafından belirtilen şekilde hazırlanmalıdır.
  • Aynı isimdeki besiyerine ait farklı marka ürünlerin hazırlanmasında farklılıkların (sterilizasyon yöntemi, tartılacak miktar gibi) olabileceği unutulmamalıdır. 
  • Katkı ilave edilecek besiyerleri içine manyet (balık) ilave edilmeli, bu şekilde sterilize edilmelidir. 
  • Agarlı besiyerleri otoklavlama öncesinde mutlaka kaynar su banyosunda ya da mikrodalga fırında eritilmeli sonra otoklavlanmalıdır ancak besiyeri hazırlanmasında otoklav kullanılmıyor ise bu koşul geçersizdir, ilgili besiyerinin hazırlanması ile ilgili talimata uyulmalıdır. 
  • Agarlı besiyerlerinin otoklav sonrası tekrar eritilmesi ile besiyeri performansında azalma olacağı unutulmamalıdır. Bu performans kaybı besiyerinin bileşimi ile doğru orantılıdır. Genel olarak plate count agar gibi basit bileşimli besiyerleri daha az zarar görür. Otoklavlanmadan ve sadece ısıtılarak sterilize edilen besiyerleri (Örneğin rambach agar) tekrar eritilmez. Besiyerine katkı ilave edilmiş ise tekrar eritilmez. 
  • Besiyeri hazırlanmasında distile su kullanılmalıdır. 
  • Otoklav sonrası katkı ilave edilecek ise sıvı besiyerinin oda sıcaklığına gelmesi beklenir. Agarlı besiyeri ise bir süre oda sıcaklığında tutulup yaklaşık 50 oC' de soğuduğunda 45 oC' deki su banyosuna alınır, bu sıcaklığa düştüğü zaman daha önce oda sıcaklığına getirilen katkı ilave edilir, tercihen manyetik karıştırıcıda katkı ile besiyeri yavaşça karıştırılır ve petri kutularına dökülür. Karıştırma işleminin anafor olacak düzeyde yüksek devirde yapılmamasına özen gösterilmelidir aksi hâlde oluşacak hava kabarcıkları da petri kutusuna geçer ve daha sonra yapılacak çalışmaları zorlaştırır. 
  • Agarlı besiyerine otoklav sonrası buzdolabında korunmakta olan katkı ilave edilecekse katkının soğuk olması hâlinde yer yer donmalar görülür. Bu nedenle katkı, önceden oda sıcaklığına getirilmelidir. 
  • Sterilize edilmiş besiyerlerinin kontamine edilmemesine özen gösterilmeli, kuşku duyulursa bu besiyerleri asla kullanılmamalıdır. 
  • Otoklavlama süresi besiyerinin hacmi, kullanılan cam kapların et kalınlığı, besiyerinin agarlı olup olmamasına göre belirlenmelidir. 
  • Besiyeri hazırlandıktan sonra bekletilmeden sterilize edilmelidir. Dehidre besiyeri ve/veya besiyeri bileşenleri ile cam kaplar, su, tartım ekipmanı vb. materyalde mikroorganizma bulunması doğaldır. Bunlar hazırlanmış besiyerinde hızla gelişerek besiyerinde başta pH değişmesi olmak üzere bir seri olumsuzluklar meydana getirir. Buna bağlı olarak hazırlanmış besiyerleri en geç 1 saat içinde sterilize edilmelidir. 
  • Tüm besiyerleri ısıya duyarlı olan pepton ya da ekstraktlar içerir. Bu nedenle aşırı ısı girişinden kaçınılmalıdır. Pepton ve şekerleri içeren besiyeri aşırı ısıl işlem görürse karamelleşme oluşur. Bu şekilde kararmış besiyerleri analizlerde kullanılmamalıdır. 
  • Kullanılacak besiyerleri ile önceden kullanılmış ve yıkama öncesi sterilize edilecek besiyerleri aynı anda otoklavlanmamalıdır.

19 Ekim 2018 Cuma

Ekim 19, 2018

Shigella spp. (TÜRKÇE)

SHIGELLA SPP.

İnsan bağırsağında yaşayan Shigella basilleri, maymunlar dışında sadece insanlarda hastalık meydana getirir. Shigella cinsi içinde Shigella dysenteriae (en ağır seyirli olan), Shigella flexneri, Shigella boydii, Shigella sonnei olmak üzere 4 tür bakteri bulunur.


Morfolojisi

Shigella hareketsiz, sporsuz, kapsülsüz, gram negatif (-) basildir. Hareketsiz olmaları ile Salmonellalardan ayrılır; bakteriyolojik boyalarla kolay boyanır, Shigella flexneri'nin bazı tipleri dışında, Shigella basillerinde fimbria yoktur.


Üreme Özellikleri

Shigella, aerob veya fakültatif anaerob bakteridir. Optimal üreme ısısı 37oC‟dir; ancak 8-40 oC‟de de üreyebilir. Optimal pH‟sı 7.2-7.4‟dür. Gaita içinde bulunan koliform bakteriler tarafından hızla asitleştirildiği için birkaç saatte ölür. Dış ortam koşullarında oldukça dirençlidir. Isıya, güneş ışığına ve antiseptiklere dirençli değildir. Klorlu sularda harap olur. Adi besiyerinde kolay ürer, buyyonda homojen bulanıklık yapar. Jelozde yuvarlak, hafif kabarık, düzgün yüzeyli, saydam, E.coli kolonilerine benzer S tipi koloni oluşturur. Shigella sonnei kolonileri, diğerlerine göre daha büyüktür. Endo, EMBMacConkey besiyerlerinde renksiz koloni oluşturur. S.sonnei hariç, laktoz negatiftir (-).TSİ besiyerinde asit yapar, gaz oluşturmaz, H2S yapmaz, üre ve sitrat negatiftir. Shigella dysenteriae hariç, diğer Shigellalar mannit (+) tir.

Antijenik Özellikleri
Shigellalarda, O antijeni vardır. Shigella dysenteriae‟nin ekzotoksin ve endotoksini vardır. Bu toksinler, nöro ve enterotoksin (sinir ve bağırsak üzerine etkili) yapısındadır.
Yaptığı Hastalıklar
Shigella dysenteriae basilli, dizanteriye neden olur.
                                       


Laboratuvar Teşhisi
➤İnceleme örnekleri: Taze gaita, rektal sürüntü.
➤Teşhis yöntemleri
Mikrobiyolojik örneğin direkt mikroskobik incelemesi 
Taze gaitanın kanlı ve mukuslu kısımlarından hazırlanan preparat, direkt olarak mikroskopta incelenir. Amipli dizanteriden ayırt edebilmek için özellikle Entamoeba histolitica'nın kist ve trofozoit formları ile Giardia, Trichomonas ve Balantidium coli gibi protozoalar araştırılır. Basilli dizanteride gaitada bol lökosit, eritrosit, epitel hücreleri görülür. Mukus bulanık ve kan ortasında ayrı durur. Amipli dizanteride ise az lökosit bulunduğundan mukus daha parlak ve kanla karışıktır.
Rektal sürüntü alınan eküvyonlar stuart saklam besiyerine daldırılırak laboratuvara gönderilir. Temiz bir lam üzerine mukuslu ve kanlı kısımdan örnek alınır, üzerine lamel kapatılır. Lam önce ısıtılır, sonra el değecek kadar soğutularak varsa amiplerin hareketi aktif hale getirilir, preparat mikroskopta incelenir. Entamoeba histolitica ve diğer protozoalar araştırılır.

➤Kültür; taze gaitanın kanlı ve mukuslu kısımlarından Selenit-F, ENDO, EMB, MacConkey, SS, deoksikolat sitratlı agar besiyerlerinden birine tek koloni ekimi yepılır. 24 saat sora üreyen şeffaf, renksiz, küçük koloniler Shigellalar için şüphelidir. Daha sonra bu kolonilerden saf kültür yapılır.
Biyokimyasal testler; lam aglütinasyonu, TSİ, üresitrat, indol, mannit ve hareket testleri yapılır


INSTAGRAM
FACEBOOK 
TWITTER

18 Ekim 2018 Perşembe

Ekim 18, 2018

SALMONELLA (TÜRKÇE)

SALMONELLA

Bu gruptaki bakterilerin hemen hepsi insan ve hayvanların bağırsaklarında yaşar ve hastalık oluşturur ve bazıları türe özeldir. Örneğin, Salmonella typhi‟nin tek rezervuarı insandır. İnsanlarda enfeksiyonlara neden olan başlıca Salmonella türleri şunlardır: Salmonella typhi, Salmonella paratyphi A, Salmonella paratyphi B, Salmonella paratyphi C, Salmonella typhimurium, Salmonella enteritidis, Salmonella choleraesuisis.

Morfolojisi 
 Salmonella typhi genellikle hareketli, sporsuz, kapsülsüz, gram (-) basildir. Salmonella pullonum ve Salmonella gallinarum bu gruba ait hareketsiz bakteridir. Bakteriyolojik boyalarla iyi boyanır. Salmonella paratyphi A hariç çoğunda fimbria bulunur.
 Üreme Özellikleri 
Salmonella typhi, aerop veya fakültatif anaerop basildir. Optimal üreme ısısı 37oC olmakla birlikte 20-40oC‟de de üreyebilir. Optimal pH‟sı 7.2-7.4‟dür. Kuruluğa, gün ışığına ve antiseptiklere duyarlıdır.  Soğuğa, nemli ortamlara ve malaşit yeşili gibi bazı boyalara çok dirençlidir. Soğukta aylarca canlı kalabilir. Buyyon vb. sıvı besiyerinde homojen bulanıklık yapar. Jeloz besiyerinde 2 3mm çapında yuvarlak, kabarık, düzgün yüzeyli, düz kenarlı koloni yapar. Salmonella typhi bazen ilk 24 saatte 0,2 - 0,3mm çapına ulaşabilen cüce koloniler de yapabilir. Laktoz (-) oldukları için EMB ve ENDO agarda renksiz koloniler oluşturur. S, R, ve M tipi koloni yapabilir. Salmonella paratyphi A dışında  çoğu, H2S üretir; üreyi parçalamaz. Salmonella typhi hariç glikozu gaz yaparak asit oluşturur. İndol (-), Voges-Proskauer (-), metil kırmızısı pozitifdir.

SALMONELLA on XLD AGAR
Antijenik Özellikleri 
 Salmonellalarda O, H ve Salmonella typhi gibi bazı türlerinde Vi antijeni bulunur. O antijenlerine karşı oluşan antikorların seviyesi aktif hastalık sırasında yükselir. H antijenin tanısal değeri yoktur. Vi antijeni ise sadece canlı bakteride bulunur. Bakteriyi fagositoza karşı korur ve portör belirlenmesinde önemi vardır.   


Yaptığı Hastalıklar  
Salmonellalar, endotoksinleri aracılığı ile hastalık yapar. Genel olarak yaptıkları hastalıklara, salmonelloz adı verilir. Salmonella typhi insanlarda tifo hastalığına neden olur. Salmonella paratyphi A ve B tifoya benzer paratifo hastalığı meydana getirir, ancak hastalık daha hafif seyirlidir. Salmonella typhimurium, salmonellozun en yaygın formu olan Gastroenterit‟e (salmonellaların neden olduğu bozuk gıdalarla oluşan besin zehirlenmesi sonucu ortaya çıkan bağırsak iltihabı)  neden olur. S.enteritidis, S.typhimuriumla birlikte çocuklarda enterit oluşturur. Septisemi ve lokal organ enfeksiyonlarına en fazla neden tür ise S.choleraesuisis‟tir.


SALMONELLA on SS AGAR

Laboratuvar Teşhisi  

➧ İnceleme örnekleri: Kan, idrar, gaita, safra, besin maddesi artıkları, kusmuk, cerahat. 
➧ Teşhis yöntemleri 
 ➤ Kültür 
➞ Bakteriler, tifo ve paratifoda hastalığın ikinci haftasında kanda bulunur. Bu dönemde kan alınıp pıhtılaşması engellenerek doğrudan sıvı besiyerine ekilir ve hemokültürü elde edilir.  
➞ Septisemi ve lokal organ enfeksiyonlarında, titremelerin başlangıcında kan alınır ve hemokültür yapılır.  
➞ S.typhi şüphesinde safralı buyyona ekim yapılır. Buradan da ENDO, EMB vb. besiyerlerine tek koloni ekimi yapılır. İlk ekimde üreme olmazsa 2-3 günde bir incelenerek 10 güne kadar kültürler tutulur ve tek koloni ekimlerine devam edilir. 
➞ Gastroenteritlerde gaita, safra, besin maddesi artıkları ve kusmuk gibi örnekler uygun besiyerlerine ekilerek saf kültürleri elde edilir. 
➞ Lokal organ enfeksiyonlarında, ponksiyonla alınan cerahat incelenir. 

➤ Serolojik testler; bir tüp aglütinasyon testi olan Gruber Widal testi yapılır. Hasta serumunda, önce O sonra H antijenine karşı gelişen antikorların seviyesi belirlenerek teşhise gidilir. 
➤ Biyokimyasal testler; lam aglütinasyonu testi yapılır. 


INSTAGRAM
FACEBOOK 
TWITTER

10 Ekim 2018 Çarşamba

Ekim 10, 2018

ESCHERICHIA COLI (E.coli)

ESCHERICHIA COLI (E.coli)

Escherichia coli (commonly abbreviated E. coli) is a Gram-negative, facultative anaerobic, rod shaped bacterium that is commonly found in the lower intestine of warm-blooded organisms (endotherms). Most E. coli strains are harmless, but some serotypes can cause serious food poisoning in humans, and are occasionally responsible for product recalls due to food contamination. The harmless strains are part of the normal flora of the gut, and can benefit their hosts by producing vitamin K, and by preventing the establishment of pathogenic bacteria within the intestine.

E. coli and related bacteria constitute gut flora, and fecal – oral transmission is the major route through which pathogenic strains of the bacterium cause disease. Cells are able to survive outside the body for a limited amount of time, which makes them ideal indicator organisms to test environmental samples for fecal contamination.

The bacterium can be grown easily and inexpensively in a laboratory setting, and has been intensively investigated for over 60 years. E. coli is the most widely studied prokaryotic model organism, and an important species in the fields of
 and microbiology, where it has served as the host organism for the majority of work with recombinant DNA.


MORPHOLOGY

E. coli is Gram-negative, facultative anaerobic and non-sporulating. Cells are typically rod-shaped, and are about 2.0 micrometers (μm) long and 0.25-1.0 μm in diameter, with a cell volume of 0.6–0.7 μm. It can live on a wide variety of substrates. Strains that possess flagella are motile. The flagella have a peritrichous arrangement.


CULTURAL CHARACTERISTICS

Escherichia coli or E.coli cells may grow on a solid or in a liquid growth medium under a laboratory condition. Solid and liquid media may have exactly the same composition except that the solid medium contains an extra 1.5% agar. Different E.coli clones may have different properties. Colonies growing on solid media represent different clones.

E.coli on EMB AGAR

E.coli on MACCONKEY AGAR

BIOCHEMICAL REACTIONS

E. coli uses mixed-acid fermentation in anaerobic conditions, producing lactate, succinate, ethanol,  acetate and carbon dioxide. Since many pathways in mixedacid fermentation produce hydrogen gas, these pathways require the levels of hydrogen to be low, as is the case when E. coli lives together with hydrogenconsuming organisms, such as methanogens or sulphate-reducing bacteria.

CLICK FOR IMVIC AND TSI 
https://microbiologylaboratoryturkey.blogspot.com/2018/10/triple-sugar-iron-tsi-agar_4.html
https://microbiologylaboratoryturkey.blogspot.com/2018/09/imvic-test-test-methyl-red-test-voges.html
Gram Staining
https://microbiologylaboratoryturkey.blogspot.com/2018/09/gram-staining.html

LABORATORY DIAGNOSIS

E. coli infections can be diagnosed by the detection of E. coli in a laboratory test of your stool, urine, blood or other relevant sample. Infections with some types of E. coli, e.g. E. coli O157, can be detected by a serum antibody test.
Specimen used in lab for E.coli are

1. Urine
2. Stool

Culture
1. Isolation media- a) nutrient agar, b) MacConkey’s agar c) eosin- methylene
blue agar


Treatment of E coli infection

Patients, especially healthy adults, often require no treatment for E. coli O157:H7 since many infections are self–limited. Moreover, if required can be treated according to antibiotic sensitivity pattern.


INSTAGRAM

FACEBOOK 

TWITTER

Ekim 10, 2018

Escherichia coli (Türkçe) (E.coli)

Escherichia coli (E.coli)

Escherichia coli hareketli, sporsuz, kirpikli, düz, uç kısımları gram negatif (-) basildir. Bazı suşları kapsüllüdür. 



Üreme Özellikleri 

Escherichia coli fakültatif anaerobdur, optimal üreme ısısı 37oC‟dir.15-45 oC‟de de üreyebilir. Özellikle 44oC‟de üreyebilmesi, benzer bazı bakterilerden (örneğin: Enterobacter) ayırt edici bir özelliktir. Optimal pH‟sı 7.2‟dir. Dış ortam şartlarına oldukça dirençlidir. Dezenfektanlar klor, oksijenli su, malaşit yeşili ve safra tuzlarına karşı  dirençsizdir. Buyyon, jeloz gibi adi besiyerlerinde ürer. Buyyonlu besiyerinde homojen bulanıklı ve yüzeyde bir zar oluşturur. Jeloz besiyerinde hafif kabarık, yuvarlak, düzgün S tipi koloni oluşturur. E.coli kolonileri genelde dışkı kokusu verir. Laktoz (+) dir. E.coli‟nin izolasyonunda laktoz içeren EMB agar (Eosine-Methylene-Blue agar), SS agar  (Salmonella-Shigella agar), Endo agar, Mc-Conkey agarlarından biri mutlaka kullanılmalıdır. Bu besiyerlerinde E.coli basilleri madeni parlaklık veren yeşil veya kırmızı koloniler oluşturur. Bu açıdan teşhiste IMViC testleri önemlidir. Üreyi parçalamaz, H2S yapmaz.


E.coli on EMB AGAR



E.coli on MACCONKEY AGAR

Antijenik Özellikleri 

E.coli‟nin iyi bir antijenik yapısı ve değişik antijen tipleri vardır. Genel olarak enterik bakterilerde bulunan O ve H antijenlerinden başka K, M ve pilus (fimbria) antijeni bulunur. K antijeni bakterinin virülansını artırır. Komplemanı inhibe ederek bakterisidal (bakterisit) etkiyi ve opsonizasyonu  (Vücuda giren bakterilerin opsonin adı verilen salgı maddelerince kaplanması ve makrofajlar tarafından fagositozunun kolay hale getirilmesi.) önler. Bu durumda bakterinin oluşturacağı enfeksiyona, organizma yeterince yanıt veremez. Pilus antijeni, bakterinin hücreyi girip tutunmasını sağlar. O antijeni de K antijeni gibi   bakterinin virülansını artırır.  



Yaptığı Hastalıklar 

E.coli, insanlarda bağırsak flora bakterisi olmasına rağmen fırsatçı patojen özelliği ile belli şartlarda çeşitli hastalıklara neden olur. Bu hastalıklar iki gruba ayrılır. 
➧ Bağırsaklarda oluşturduğu hastalıklar 
⇨ Enteropatojenik E.coli (EPEC) 
⇨ Enteroinvaziv E.coli (EĠEC) 
⇨ Enterotoksijenik E.coli (ETEC) 
⇨ Enterohemorajik E.coli (EHEC) 
⇨ Enteroaggregatif E.coli (EAggEC) 

➧ Bağırsak dışında oluşturduğu hastalıklar 
⇨ Üriner yol enfeksiyonları. (komplike olmayan üretrit, sistit, pyelonefrit) 
⇨ Solunum yolu enfeksiyonları. (pnömoni, ampiyem) 
⇨ Yeni doğanın menenjiti, bakteriyemi, otit, septisemi, yara enfeksiyonları. 




 Laboratuvar Teşhisi  

➧ İnceleme örnekleri: Gaita, idrar, kan, BOS, cerahat, sürüntü örnekleri.  
➧ Teşhis yöntemleri 
➠ Mikrobiyolojik örneğin direkt mikroskobik incelemesi; hazırlanan preparat, gram boyasıyla boyanarak mikroskopta incelenir. Gram (-) basillerin görülmesi, kesin teşhis için yeterli değildir. 
➠ Kültür; inceleme örnekleri adi jeloz, kanlı jeloz, EMB, MacConkey, Endo, SS gibi besiyerlerine ekilerek kolonilerinin rengi, hemoliz yapıp yapmadığı incelenir. şüpheli kolonilerden alınarak saf kültürü yapılır.  
➠ Tipik koloni oluşturan bakterilerin identifikasyonu için biyokimyasal özellikleri, IMViC reaksiyonları, hareket durumu incelenir. 

TSI
https://microbiologylaboratoryturkey.blogspot.com/2018/10/triple-sugar-iron-tsi-agar-glikoz.html
IMVIC TEST
https://microbiologylaboratoryturkey.blogspot.com/2018/09/imvic-test.html
GRAM BOYAMA
https://microbiologylaboratoryturkey.blogspot.com/2018/09/gram-boyama.html


INSTAGRAM

FACEBOOK 

TWITTER


9 Ekim 2018 Salı

Ekim 09, 2018

MICROBIOLOGY

WHAT IS MICROBIOLOGY?

Microbiology is the study of small living things. Generally this means living things that are too small to see without the use of a microscope. These life forms are called microorganisms or microbes. Microorganisms include bacteria, archaea (a type of prokaryote a bit like bacteria but they have a distinct evolutionary origin), viruses, protozoa (single-cell eukaryotes like amoeba), microscopic fungi and yeasts, and microscopic algae (plant-like organisms). Microorganisms were discovered over three hundred years ago and it is thought that many new microbes have yet to be discovered. Microbiology is a wide area of science that includes bacteriology, virology, mycology, phycology, parasitology, and other branches of biology.

Most living things can be classified into prokaryotes or eukaryotes depending on whether their nuclear material (for example DNA) is surrounded by a membrane or not. Archaea and bacteria are prokaryotes. Most animals (including humans) and plants are eukaryotes. Protozoa, fungi, yeasts, and algae are eukaryotes. Viruses are a little different. Traditional classification systems do not classify viruses as living organisms. However in practise they are considered microorganisms. The study of viruses is called virology.

Microbiology therefore includes the study of both prokaryotic and eukaryotic microorganisms. In practise the majority of microbiology is concerned with bacteria and/or viruses although eukaryotic microbiology is also a very important branch of microbiology. Many diseases of animals (including humans) and plants are caused by bacteria, viruses, amoeba, and fungi. Bacteria are important in probiotics, they are used in food production (e.g. yoghurt and cheese) and biotechnology. Yeasts and fungi are important in food and drink production (e.g. wine, beer, bread) and are also used to produce important pharmaceuticals (e.g. antibiotics).

Microbiology science resource at Microbiology. Probiotics science resource at Probiotics and current topics on microbiology research at the Microbiology Blog.



INSTAGRAM

FACEBOOK 

TWITTER
Ekim 09, 2018

MİKROBİYOLOJİ LABORATUVARI

MİKROBİYOLOJİ

Mikrobiyoloji, mikroorganizma adı verilen, birçoğu ancak mikroskopta görülebilen küçük canlıları inceleyen bir bilim dalıdır. Bu mikroorganizmaların pek çoğu, insanda hastalıklara neden olmaktadır. Bunların başında; bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitler gelmektedir. Klinik Laboratuvarın bir birimi olan Mikrobiyoloji Laboratuvarında bu mikroorganizmalar incelenerek kişilerde oluşan hastalıkların ne olduğu saptanabilmektedir.
Çıplak gözle göremediğimiz bu minik canlıların neden olduğu hastalıklara genel olarak Enfeksiyon Hastalığı (Bulaşıcı Hastalık) adı verilmektedir. On binlerce farklı mikroorganizma hastalık etkeni olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu birimde infeksiyon etkeni mikroorganizmalar ile ilgili direkt ve indirekt testler yapılmaktadır. Laboratuvarda hastaların kan ve her türlü vücut sıvıları, doku örnekleri, idrar ve dışkı gibi çıkartıları ve çeşitli diğer örneklerinde bulaşıcı hastalıkların tanısı, tedavisi ve takibinde yol gösterici testler yapılmaktadır. Alt birimler olarak bakteriyoloji, viroloji mikoloji, parazitoloji ve seroloji bölümleri yer almaktadır.
Bakteriyoloji; İnsanda enfeksiyon yapan bakterilerin elde edilip, tanımlanması ve antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesidir. (Tifo, kolera, boğaz enfeksiyonlarına neden olan bakteriler vb.)
Viroloji: İnsanda hastalık yapan virüslerin tanı testlerinin yapılması ( HPV vb)
Mikoloji; İnsanda hastalık oluşumuna sebep olan mantarların elde edilmesi, tanımlanması ve antifungallere (mantar ilaçları) duyarlılıklarının test edilmesi.
Parazitoloji;Dışkı, idrar ve bazı diğer vücut sıvılarında parazit ve parazit yumurta araştırması.
Seroloji: Enfeksiyon hastalıklarında antikora dayalı tanı yöntemi
Mikrobiyoloji laboratuvarında çalışılan testlerin başlıcaları şunlardır: Kültür testleri, bakteri tanımlama testleri, antibiyotik ve antifungal duyarlılık testleri, antibiyotik direnç araştırmaları, direkt mikroskobik incelemeler, boyalı preparat incelemeleri, dışkıda parazit yumurtası araması, antijen tarama testleri, antikor testleri (serolojik testler), PCR (Polimerize Zincir Reaksiyonu) testi olmak üzere moleküler tanı testleri
Mikrobiyoloji laboratuvarı denilince bu testler arasında ilk akla gelen, kültür, bakteri tanımlama ve antibiyotik duyarlılık testleridir. Bu testler laboratuvarımızda, uluslarası standartlarda ve otomasyon sistemi (Micro Scan AS4) kullanılarak yapılmaktadır. Bu sistemle bakteriler klasik yöntemlerle yapılandan daha ileri düzeyde tanımlanmakta ve bunun yanında ortaya konulamayan direnç mekanizmaları ile ilgili bilgiler de elde edilmektedir. Bu da enfeksiyonların tedavisinde çok önemli katkılar sağlamaktadır. Özellikle, hastane enfeksiyonlarına neden olan çoğul dirençli bakterilerle oluşan enfeksiyonlarla baş edebilmek için bu bilgiler çok önemli olmaktadır.

INSTAGRAM

FACEBOOK 

TWITTER

Ekim 09, 2018

ENTEROBACTERIACEAE (TÜRKÇE)

ENTEROBACTERIACEAE

➧ İnsan sağlığı açısından en önemli bakteri ailesidir.  
➧ Doğal ortamları insan ve hayvan bağırsaklarıdır.  
➧ Tipik klinik semptomlarla seyreden hastalığın (tifo, basilli dizanteri, veba) etkeni olan bakteriler ve hastane enfeksiyonlarına (idrar yolu enfeksiyonları, pnömoniler, yara enfeksiyonları, septisemiler) neden olan fırsatçılar Enterobacteriaceae ailesi kapsamındadır.  
➧ Gram negatif, çoğu hareketli, fakültatif anaerop ve çomak şekilli bakterilerdir.  
➧ Tanıda geniş metabolik etkinliklerinden faydalanılır.  
➧ Türlerinin O, H ve K antijenlerine göre serovarlara ayrılması epidemiyolojik açıdan önemlidir. 


🔼 Kolonizasyon faktörleri, invazinleri, endoksin, enterotoksin ve sitotoksinleri en önemli patojenite faktörleridir.  
🔼 Sindirim sistemi enfeksiyonlarına yol açan en önemli bakterilerdir.  
🔼 Bu bakterilerin oluşturduğu enfeksiyonlar üçüncü dünya ülkeleri toplumlarında en sık rastlanan hastalıkları oluşturmaktadır.  
Bu enfeksiyonlar; 
1) Klinik olarak iltihabi olmayan enteritler, 
2) İltihabi enteritler 
3) Sindirim sistemi enfeksiyonlarının belirtileri olmak üzere üç grupta toplanır. 





INSTAGRAM

FACEBOOK 

TWITTER